Bonding diş zamanla renk değiştirebilir. Kompozit materyalin yapısı, yüzeyinin ne kadar düzgün olduğu, bitirme ve polisaj özellikleri ile kahve, çay ve sigara dumanı gibi renklendirici etkenlere maruziyet görünümü etkileyebilir. Ancak her renk değişikliği bonding'in yenilenmesini gerektirmez; restorasyonun yüzeyi, bütünlüğü ve renk uyumu birlikte değerlendirilmelidir.
Bonding Materyali Zamanla Renk Değiştirir mi?
Evet. Bonding uygulamasında kullanılan kompozit rezin materyaller zaman içinde başlangıçtaki renk ve parlaklık özelliklerinde değişiklik gösterebilir.
Bu değişim yalnızca “bonding eskidi” şeklinde açıklanamaz. Kompozitin kendi materyal özellikleri ile ağız ortamında karşılaştığı etkenler birlikte rol oynayabilir.
Dışarıdan gelen pigmentlerin yüzeyde tutunması veya materyalle etkileşmesi renk görünümünü değiştirebilir. Kompozitin yapısı ve yüzey özellikleri de renk stabilitesini etkileyebilir.
Bu nedenle aynı zamanda yapılmış iki bonding restorasyonunun zaman içinde mutlaka aynı şekilde renk değiştirmesi beklenmez.
Bonding Sararması Neden Oluşabilir?
“Bonding sararması” olarak fark edilen değişikliklerin tek bir nedeni yoktur.
Renk değişikliği genel olarak materyalin kendi özellikleri ile dış çevreden gelen renklendirici etkenlerin birlikte değerlendirilmesini gerektirir.
Kompozitin rezin matriksi, doldurucu yapısı ve yüzey özellikleri renk stabilitesinde rol oynayabilir. Ağız ortamında ise renklendirici yiyecek ve içeceklerle tekrarlayan temas, sigara dumanı ve yüzeyde zaman içinde oluşan değişiklikler görünümü etkileyebilir.
Restorasyonun doğal dişle olan renk uyumu da zaman içinde farklı algılanabilir. Bunun nedenlerinden biri, doğal diş ile kompozit materyalin aynı yapıda olmaması ve dış etkenlere aynı biçimde yanıt vermemesidir.
Dolayısıyla bonding'deki renk değişikliğini değerlendirirken yalnızca materyalin yaşına bakmak yeterli değildir.
Kahve ve Çay Bonding Rengini Etkileyebilir mi?
Kahve ve çay gibi pigment içeren içecekler kompozit materyallerin renk stabilitesiyle ilişkilendirilen etkenler arasındadır.
Laboratuvar araştırmalarında kompozit materyaller kahve, çay, kırmızı şarap ve farklı renklendirici ortamlara maruz bırakıldığında çeşitli düzeylerde renk değişiklikleri ölçülmüştür.
Ancak bu sonuçlar “kahve içen herkesin bonding'i aynı sürede sararır” anlamına gelmez.
Günlük yaşamda içeceğin tüketim sıklığı, temas koşulları, ağız bakımı, restorasyonun yüzeyi ve kullanılan kompozitin özellikleri birbirinden farklıdır.
Bu nedenle belirli bir yiyecek veya içecek için bonding'in kaç ay ya da kaç yıl içinde renk değiştireceğine dair genel bir süre vermek doğru değildir.
Sigara Dumanı Kompozitin Rengini Etkiler mi?
Sigara dumanına maruziyet de kompozit rezinlerin renk stabilitesini etkileyebilir.
Bu ilişki laboratuvar çalışmalarını bir araya getiren araştırmalarda da gösterilmiştir. Ancak sigara maruziyetinin oluşturduğu renk değişiminin derecesi kullanılan materyale ve maruziyet koşullarına göre değişebilir.
Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri konusunda ise kanıtlar geleneksel sigaraya göre daha sınırlıdır. Bu nedenle bütün ürünlerin bonding üzerinde aynı renk değişimini oluşturduğu varsayılmamalıdır.
Sigaranın ağız ve diş sağlığı üzerindeki etkileri yalnızca bonding renginden ibaret olmadığından konu sadece estetik restorasyonun görünümü açısından değerlendirilmemelidir.
Yüzey Pürüzlülüğü Renklenmeyle Nasıl İlişkilidir?
Bonding restorasyonunun yalnızca rengi değil, yüzeyinin niteliği de estetik görünüm açısından önemlidir.
Kompozit yüzey ne kadar düzgün hazırlanmışsa ışığın yüzeyle etkileşimi ve restorasyonun parlak görünümü de buna göre değişebilir. Daha pürüzlü yüzeyler ise dış kaynaklı pigmentlerin tutunması açısından farklı davranabilir.
Araştırmalarda kompozit yüzey pürüzlülüğü ile lekelenme arasında ilişki gösterilmiştir. Bununla birlikte bu ilişki yalnızca “pürüzlü yüzey kesin sararır” şeklinde yorumlanmamalıdır.
Kompozitin türü, yüzeyin nasıl bitirildiği, hangi polisaj işlemlerinin uygulandığı ve sonrasında hangi etkenlere maruz kaldığı birlikte önem taşır.
Ayrıca zaman içinde oluşan aşınma veya yüzey değişiklikleri de restorasyonun başlangıçtaki parlaklığını ve görünümünü etkileyebilir.
Polisaj Bonding Görünümünde Neden Önemlidir?
Bonding uygulamasının son aşamalarından biri restorasyonun bitirilmesi ve polisajıdır.
Bu işlemler kompozitin anatomik formunun düzenlenmesinin yanında daha düzgün bir yüzey elde edilmesine yardımcı olur. Yüzey özellikleri ise restorasyonun parlaklığı ve lekelenmeye yatkınlığıyla ilişkilidir.
Bununla birlikte bütün kompozitler ve polisaj yöntemleri aynı yüzey sonucunu oluşturmaz. Materyalin özellikleri ile kullanılan bitirme ve polisaj yaklaşımı birlikte değerlendirilir.
Zaman içinde yüzeysel renklenme veya parlaklık kaybı geliştiğinde yeniden polisaj bazı restorasyonlarda değerlendirilebilir. Ancak her renk değişikliğinin yalnızca yüzeyde olduğu ve polisajla tamamen giderilebileceği varsayılmamalıdır.
Önce renk değişikliğinin niteliği ve restorasyonun genel durumu değerlendirilmelidir.
Her Bonding Aynı Hızda Renk Değiştirir mi?
Hayır. Bonding için herkeste geçerli bir “sararma takvimi” bulunmaz.
Renk stabilitesi üzerinde:
- kullanılan kompozit materyalin özellikleri,
- restorasyonun yüzey kalitesi,
- bitirme ve polisaj,
- renklendirici yiyecek ve içeceklere maruziyet,
- sigara dumanı,
- ağız bakım alışkanlıkları,
- restorasyonda zaman içinde gelişen yüzey değişiklikleri
gibi birden fazla faktör rol oynayabilir.
Restorasyonun bulunduğu bölge ve kapsamı da klinik değerlendirmede önemlidir.
Bu nedenle bonding yaptıran iki kişinin restorasyonlarının aynı süre sonunda aynı görünmesi beklenmemelidir.
Renk Değiştiren Bonding Mutlaka Yenilenir mi?
Hayır. Bonding'de renk değişikliği görülmesi restorasyonun otomatik olarak tamamen sökülüp yenilenmesi gerektiği anlamına gelmez.
Öncelikle renk değişiminin yüzeysel olup olmadığı, kompozitin yüzey özellikleri, restorasyonun kenarları, mevcut formu ve bütünlüğü değerlendirilir.
Klinik duruma göre yüzeyin yeniden düzenlenmesi ve polisaj gündeme gelebilir. Bazı durumlarda sınırlı bir onarım değerlendirilebilir. Restorasyonun renk uyumu veya yapısal durumu bu yöntemlerle yeterince düzeltilemiyorsa daha kapsamlı bir yenileme planlanabilir.
Karar yalnızca restorasyonun rengine göre verilmez. Bonding'in dişle ilişkisi, kenar bütünlüğü ve fonksiyonel durumu da önemlidir.
Ayrıca doğal dişlerin beyazlatılması mevcut kompozit materyalin rengini aynı şekilde değiştirmez. Bu nedenle beyazlatma planlanan kişilerde doğal diş ile bonding arasındaki renk uyumu ayrıca değerlendirilmelidir.
Bonding Dolgunun Sabit Bir Ömrü Var mı?
Bonding için herkes açısından geçerli sabit bir kullanım süresi vermek doğru değildir.
Restorasyonun klinik kullanım süresi; kompozitin özellikleri, bonding'in büyüklüğü ve bulunduğu bölge, kapanış kuvvetleri, yüzey durumu, ağız bakımı ve zaman içinde oluşabilecek kırılma veya renk değişikliği gibi birçok etkene bağlıdır.
Renk değişikliği de tek başına restorasyonun “ömrünün bittiği” anlamına gelmez.
Kontrolde restorasyonun yalnızca ne kadar eski olduğu değil; yüzeyinin, kenarlarının, renginin, formunun ve dişle ilişkisinin mevcut durumu değerlendirilir.
Bu nedenle bonding'i sabit bir yıl sonunda değiştirmek yerine mevcut klinik bulgulara göre polisaj, onarım veya yenileme gereksiniminin belirlenmesi daha uygun bir yaklaşımdır.
Bonding ve diğer estetik restoratif seçenekler hakkında Estetik Diş Hekimliği bölümünü, daha geniş tedavi planlaması için Estetik Diş Hekimliği Rehberi ile hasta rehberini inceleyebilirsiniz.